25 Mart 2019

İyi Huylu Prostat Hastalıklarında Cerrahi

Prostat hastalığı dendiğinde çoğunlukla idrar yapmayı en çok etkileyen iyi huylu prostat hastalığı akla gelmektedir. Prostat kanseri ve absesi de cerrahi gerektiren diğer prostat hastalıkları olmasına rağmen bu yazımız da öncelikle  iyi huylu prostat hastalığının cerrahi tedavisini irdeleyelim.

İyi huylu prostat büyümesi daha önce ki yazılarımızda da belirttiğimiz gibi kırklı yaşlardan sonra hormonal değişikliklere bağlı olarak ,prostat bezinde ortaya çıkan iyi huylu tümöral büyümelerdir. Ve buna bağlı ortaya çıkan idrar yolu daralmaları ile belirti verirler. Çoğu zaman yaşam tarzı değişiklikleri, ve bazende ilaçlar ile kontrol altında tutulur ve çoğu zamanda yıllarca ameliyat gerektirmeyebilirler.

Fakat bir gurup hastada tıkanıklık tüm bu tedbirlere rağmen belli bir seviyenin üzerinde olduğunda operasyon zorunlu hale gelir. Ani idrar tıkanıkları, sık sık idrar sonda takılması ihtiyacı, mesanede taş oluşumu, böbreklere zarar verecek kadar artık idrarın mesanede kalması, sık tekrarlayan idrar yolu iltihabı gibi nedenler, ancak ameliyat ile tedavii edilebilir.

Ameliyat aşamasında yapılması gereken en önemli karar kişinin genel sağlık durumu ve prostatın büyüklüğünün tesbitidir. Genellikle ameliyat 60 yaş ve üzerinde gündeme geldiğinden bu yaşa has kronik hastalıklar sıklıkta birlikte bulunur. Diabet, hipertansiyon ,kalb hastalıkları, felç gibi nörolojik hastalıklar, Parkinson vb hastalıklar sıklıkla bu yaş gurubunda karşımıza çıkmaktadır. Ameliyat planlanırken bu hastalıklar açısından da önlem alınmalı ve teknik seçimi buna göre yapılmalıdır.

İyi huylu  prostat büyümesinde TURP, Plazmakinetik, HOLEP, Greenligt PVP, vb kapalı operasyon teknikleri ve açık cerrahi seçenekleri vardır. Operasyon Prensipleri  temel olarak benzerdir. Kullanılan enerji kaynakları ve sıvı tercihleri nedeniyle farklılık göstermekte ve her yöntem belli gurup hastada çok başarılı iken başka gurup hasatada başarılı olamamaktadır.

Sonuç olarak her kapıyı açan tek bir mucize anahtar yoktur. Bu nedenle birçok basın yayın ve internette mucize gibi gösterilen her derde deva tedavi seçenekleri şüphe ile karşılanmalıdır. Örnek olarak Greenlight lazer prostat ameliyatı en kansız operasyon olması nedeniyle, kan sulandırıcı alan kalp kapağı değişimi yapılmış hastalarda en güvenli metod iken , genç ve büyük prostatlı hastalarda yüksek nüks oranları nedeniyle ilk tercih edilmemesi daha doğru olmaktadır. Yine son zamanlar da her prostat büyümesine çözüm gibi öne çıkan HOLEP metodu özellikle çok büyük prostatlarda çok başarılı bir çözüm iken, hastaların büyük çoğunlunu oluşturan orta ve küçük prostat hacimlerinde en iyi sunucu vermemektedir.

Özetle Porstatın cerrahi değerlendirilmesinde hastanın prostatının durumu, yine hastada ki diabet, kalb gibi diğer hastalıkların varlığı, kan sulandırıcı ilaç kullanıp kullanmadığı, hastanenin teknik alt yapısı ve cerrahın deneyimi birlikte değerlendirilerek yöntem seçimi yapılmalıdır.

Bir Cevap Yazın